ikiyildiz:

kendini bulmak için girdiğin tüm odalarım, sen kuşanmış paris sokakları*

antikadam:

mavi kanepem abi, tanıştırayım. benim şu eşyadan başka kimsem yok.

biratinyalnizligi:

yanlızlık canlı bir şeydir. bazı geceler karşınıza geçip, bağdaş kurup oturabilir.

biratinyalnizligi:

“müsaade edersen sırtımı dönüp uyumak istiyorum.” cümlesindeki inceliği gördünüz mü?

biratinyalnizligi:

bir kadının sırtı
bir adamın kimsesizliğidir

biratinyalnizligi:

“elleriyle yüzümü avuçladı.” cümlesinin kederini izah edemezsiniz.

filkadin:

şimdi bir sokak arkası. bir sigara. çok ağlamak istedim. gerçekten çok.

Bak ama shakespeare boyle demezdi yerinde olsaydi

biratinyalnizligi:

kalmak istemiyor kimse;
gitmeyi de akıl ettikleri yok

biratinyalnizligi:

içinde “kapı” kelimesi geçen her cümlenin sonu kederdir.

Sonra, Eylül geldi bi anda.

—(via erkeksozu)

Sesin öyle güzel ki ben öldüğüm zaman eğil kulağıma konuş ben seni duyarım, ben bir seni duyarım.

—(via hissiizpapatya)

ve bu dünyadaki en kötü şey, seni istediğim zaman öpememek.

—(via kalbiminagrilari)

deniiizkokusuu:

*ahtopatlar gibi dolanalım bir birimize.

deniiizkokusuu:

*ahtopatlar gibi dolanalım bir birimize.

bizim en büyük fazlamız, çok eksiğiz be abi, çok eksiğiz.

—karlos (via oykuluk)